Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem. (Necip Fazıl;)
Kadir Mısıroğlu, Necip Fazıl'ın bu beytini eleştirerek "Kelle hayvan başıdır, ancak tahkir için söylenir." diyor. http://videonuz.ensonhaber.com/izle/kadir-misiroglu-nun-necip-fazil-yorumu dakika 12:00 civarı.
Birincisi, Muhasebe şiirinde Necip Fazıl, mukaddes çile karşısında, fildişi kulesini terk edip meydana inmek, cüce sanatkârlığı terk etmek durumunda kalan bir münevveri, kendini anlatıyor. Bu kullanış, Mehmed Akif’in şu nüktesinde de görülür:
– Dayak «amentü»ye girdiyse, benim karnım tok.
Gül değil, kıl bile bitmez sopa altında! – Hele!
– Öyle olsaydı, şu karşındaki yalçın kelle,
Fark olunmazdı Kızanlık'taki güllüklerden!
Bu dayak faslı da aç karnına bilmem nerden?
İnsan durduk yerde başına kelle demez. Fakat bir insan başı, bir meydanda, milyonlarca ayağın altındaysa elbette kelledir! Yuvarlanan bir kelle!..
Zaten kelle vermek, kelle koltukta döğüşmek gibi deyimlerimizde de koparılan, yuvarlanan baş, kelledir.
Nitekim Necip Fazıl’ın anlatışında da bir karikatürize ediş var. Bu tahkirden bir şubedir. Burada kelle kullanılışı, belâgate uygundur.
Kaldı ki, kelle kelimesini şu misallerde insan başı olarak hiçbir tahkîr olmaksızın kullanılmış görürüz:
Her bir nigeh-i mestine bin kelle fedâdur (Mezâkî)
Nice yüz bin kelle-i Mansûr’dan kandîli var,
Çarh ile encüm olamaz hemser-i eyvân-ı şer’
Necip Fazıl’ın kullanımına benzer başka kelle kullanımları:
Edîbî:
Zahm urdı bir eser kodı kellemde tiğ-i yâr
Şemşîr-i tîrinün başum üstünde yeri var...
Fehîm-i Kadîm:
Mihr ü meh sanma, felek bîm-i hadeng-i âhdan
Eksük itmez kellesinden iki miğfer rûz u şeb
“Feleğin bedduâ oklarının korkusundan, kafasından gece gündüz eksik etmediği miğferidir, ay ve güneş; başka bir şey zannetme...”
Zaten kelle vermek, kelle koltukta döğüşmek gibi deyimlerimizde de koparılan, yuvarlanan baş, kelledir.
Nitekim Necip Fazıl’ın anlatışında da bir karikatürize ediş var. Bu tahkirden bir şubedir. Burada kelle kullanılışı, belâgate uygundur.
Kaldı ki, kelle kelimesini şu misallerde insan başı olarak hiçbir tahkîr olmaksızın kullanılmış görürüz:
Her bir nigeh-i mestine bin kelle fedâdur (Mezâkî)
Nice yüz bin kelle-i Mansûr’dan kandîli var,
Çarh ile encüm olamaz hemser-i eyvân-ı şer’
Necip Fazıl’ın kullanımına benzer başka kelle kullanımları:
Edîbî:
Zahm urdı bir eser kodı kellemde tiğ-i yâr
Şemşîr-i tîrinün başum üstünde yeri var...
Fehîm-i Kadîm:
Mihr ü meh sanma, felek bîm-i hadeng-i âhdan
Eksük itmez kellesinden iki miğfer rûz u şeb
“Feleğin bedduâ oklarının korkusundan, kafasından gece gündüz eksik etmediği miğferidir, ay ve güneş; başka bir şey zannetme...”
4 Ocak 2013
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder