6 Ağustos 2019 Salı

ZUHUR ŞEHVETİ


Bir zâtın "Maksat sünnete uymaksa annenizi öldürün yetim olmak sünnettir." lâfı bu kişinin zuhur şehvetinin dibine vurduğuna alâmet.

Zuhur şehveti, şöhret hastalığı tarzı bir şey. Reklâmın iyi veya kötüsü olmaz. Ben konuşulayım, insanlar benden bahsetsin de nasıl bahsederse bahsetsin, tarzı bir hastalık.

Ekranlarda abuk subuk sataşmalara giren birtakıp şarkıcı topçu popçuların böyle şeylere ihtiyacı vardır. Ama öyle veya böyle bir entelektüel için bu çok rezil bir durum.

Lâkin bunun sonu artık hayret bile uyandırmamak olur. Kedici Adnan'a artık şaşırmadığımız gibi.

Ona istediğini vermeyelim. Videosunu paylaşıp durmayalım. Görmezden gelelim. Belki ıslahına vesile oluruz.

Mustafa İslamoğlu'nun 2008'te yazdığı yazısı:

“Allah''ın bu meselede gerçek muradı nedir?” diye yola çıkan bir Kur''an aşığı, vara vara öyle bir noktaya gelmiş ki, orada kendini Rasulullah''ın, sahabenin, Hz. Aişe''nin, Hz. Fatıma''nın, müçtehid imamların uygulama ve tasdiklerinin karşısında, ama İlhan Selçuk''un, Fransız Masonlarının Üstad-ı Azamının, Bekir Coşkun''un, Türkan Saylan''ın, Özdemir İnce''nin ve bilumum İslam''a ve Kur''an''a mesafeli laikçilerin uygulama ve iddialarının yanında bulmuş. Sahi, ben şaşırmakta haksız mıyım?

Enes b. Malik''in beni hep titreten bir sözü vardır: “Nice Kur''an okuyan var ki, Kur''an ona lanet eder!”