HUKUK ve LİNÇ yahut TECÂVÜZ ve ZİNÂ...
Hukuk, adalet, muhakeme mevzularında kitle psikolojisiyle hareket edilmesi doğru değildir.
Gündemde "13 yaşındaki kızına tecavüz edeni öldüren acılı babayı affedin" çağrısı tarzında bir haber var.
O ilk suçun işlendiği hususunda bir mahkeme kararı var mı? Yoksa infazcının kendi kendine aldığı kararı kitle olarak otomatik olarak kabul mü ediyoruz? Alâkalı haberi okursanız, çok az malumat olduğu hâlde, üzerinden aylar geçmiş bir vakayla karşı karşıya olduğunuzu göreceksiniz:
• Kızın hamileliği,
• Psikolojik destek görmesi,
• Gencin iş yeri servisine binerken öldürülmesi
• Öldürülen gencin 17 yaşında bir genç olması
• Psikolojik destek görmesi,
• Gencin iş yeri servisine binerken öldürülmesi
• Öldürülen gencin 17 yaşında bir genç olması
Yani ilk duyduğunuzda, sanki bir cürm-i meşhud (suç üstü) vaka varmış baba da kendini kaybetmiş çekmiş vurmuş gibi hissettiriyor. Hâlbuki öyle değil.
Eğer bir tecavüz var ise, niçin derhal müdahale edilmemiş? Niçin hakkında suç duyurusunda bulunulmamış? Bu hususlarda günümüzde adliyenin ve bakanlığın oldukça hassas olduğunu biliyoruz. Yani 13-14 yaşında bir kızın hamileliği bile tespit edildiği hastanede doğrudan adlî takibat gerektirirdi. (18 yaş altı evlilik yapanların affı tartışmalarını hatırlayınız.) Hastaneden adliyeden gizlenmişse neden gizlenmiş?
Medya da sınıfta kalıyor. Öldürülen gencin adı açıkça yazılırken diğer isimler baş harflerle bırakılmış. Tecavüz kesin bir bilgi olarak aktarılmış. İçi yanan baba gibi empatik ve sempatik ifadeler bile var.
• Suçu övmek suçtur.
• Yargısız infaz kabul edilemez.
• Yarın kin güttüğü bir genci öldürüp, o bir yakınıma tecavüz etmişti diyen birisi olursa onu da alkışlayacak mıyız?
• Yargısız infaz kabul edilemez.
• Yarın kin güttüğü bir genci öldürüp, o bir yakınıma tecavüz etmişti diyen birisi olursa onu da alkışlayacak mıyız?
Katil baba, tamamen doğru söylüyor olabilir. Fakat doğruluğunu ispat için sorgulanabilecek ve müdafaası sorulacak en mühim kişiyi ortadan kaldırmıştır.
Eğer şüphe duyulabileceği üzere, bu bir tecavüz değil de, televizyonlarda her yerde özendirilen bir yakınlaşmanın neticesi ise, öldürülen 17 yaşındaki gencin başına gelenleri yine de onaylar mısınız? (Ağır hadler barındıran İslâm dahî, bekârların zinasına ölüm değil 100 celde ceza veriyor.)
•17 yaş TCK'ya göre cezaî ehliyet yaşı mıdır?
Peki ortada hiç problem yok mu?
Elbette var!..
Gençlerin düşüp kalkması sadece tecavüz olursa mı gündemimize girmeli?
Zina da Allah'ın yasakladığı bir insanlık suçu değil mi?
Evlenmenin bile kanunen yasak olduğu bu yaş diliminde bu tür yakınlaşmaları teşvik eden yayınlar, diziler, tahrikler, ortamlar ne zaman tepkimizi çekecek?
Sosyal dertlere çare diye yöneldiğimiz batıda, küçük yaşta hamileliğin had safhada bir problem olduğunu biliyor muyuz?
Haberlere bir misal
http://www.yeniakit.com.tr/haber/13-yasindaki-kizina-tecavuz-eden-alcagi-olduren-babaya-buyuk-destek-tecavuzcuyeidam-367889.html
Haberlere bir misal
http://www.yeniakit.com.tr/haber/13-yasindaki-kizina-tecavuz-eden-alcagi-olduren-babaya-buyuk-destek-tecavuzcuyeidam-367889.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder