GÜNÜMÜZE DERSLER
Günümüze ibretler var:
Şuarâ Sûresi:
Firavun şöyle dedi:
"--(Ey Musa) Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin." ﴾18﴿"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin." ﴾19﴿
Mûsâ şöyle dedi:
"--Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım." ﴾20﴿"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı." ﴾21﴿
"Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir." ﴾22﴿
O günün İsrailoğullarını bugünün mültecileri, Avrupa gettolarında yaşayan ve Işid'e malzeme olan tahsilsiz, perişan, başı bozuk nesiller olarak görün.
O günün Firavun'u bugünün Batı'sı... Besle kargayı oysun gözünü diye düşünüyor, içindeki sosyal politikalarını sömüren (!) ve nankörlük eden unsurların yaptıklarını görünce. Hâlbuki bu kendi yaptıklarının neticesi.
O günün köleleştirmesini, sömürgecilik, asimilasyon, entegrasyon, İslâmsızlaştırma yönündeki bütün faaliyetler olarak görün...
DERSLER
1. Zulüm, zâlime döner.
2. Müslümanlar da dalâlette (yukarıda Hz. Musa'nın kendimi kaybetmiş bir hâlde diye tercüme edilen kısmın orijinali dâllîn, dalâlette iken) olabilirler, fitne-fesâda karışabilir, karıştırılabilirler.
3. Hakk'ı temsil edenlerin geçmiş yanlışları, tebliğde bulunmak istediklerinde karşılarına çıkar. İslâm'a fatura edilir.
3. Cinayet çözüm değildir. Uzaklaştırıcı, yıkıcı, ara bozucudur. Firavun'un zalimliği onun sivil halkına zulmetmeyi meşru kılmaz. Hz. Musa; "Sen de binlerce bebek öldürmüştün. Ne yapalım!" demiyor.
4. Müslümanlar hataen yaptıklarından pişman olurlar, yanlışlarını yanlış olarak ilan etmekten imtinâ etmezler. (Bunun düşmanlarının zâlimâne politikalarının neticesi olduğunu bilip söyleseler de yanlış yanlıştır, hatayı savunmazlar.)
5. Bataklığı kurutmak için büyük plânda sosyal çözümler gerekir. Köleleştirilmiş toplumlar, herkes için tehlikedir. Hz. Musa Firavun kavmiyle kavmini silahlı mücadele ile değil, evleri mescid hâline getirip mânevî eğitim yaparak, sonra da hicret ettirerek Ken'an diyarına götürerek, yolda daha bir çok imtihanlarla terbiye etti. Ancak kendisinden sonra Yuşa devrinde arzu edilen bir toplum inşa edilebildi.
Şuarâ Sûresi:
Firavun şöyle dedi:
"--(Ey Musa) Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin." ﴾18﴿"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin." ﴾19﴿
Mûsâ şöyle dedi:
"--Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım." ﴾20﴿"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı." ﴾21﴿
"Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir." ﴾22﴿
O günün İsrailoğullarını bugünün mültecileri, Avrupa gettolarında yaşayan ve Işid'e malzeme olan tahsilsiz, perişan, başı bozuk nesiller olarak görün.
O günün Firavun'u bugünün Batı'sı... Besle kargayı oysun gözünü diye düşünüyor, içindeki sosyal politikalarını sömüren (!) ve nankörlük eden unsurların yaptıklarını görünce. Hâlbuki bu kendi yaptıklarının neticesi.
O günün köleleştirmesini, sömürgecilik, asimilasyon, entegrasyon, İslâmsızlaştırma yönündeki bütün faaliyetler olarak görün...
DERSLER
1. Zulüm, zâlime döner.
2. Müslümanlar da dalâlette (yukarıda Hz. Musa'nın kendimi kaybetmiş bir hâlde diye tercüme edilen kısmın orijinali dâllîn, dalâlette iken) olabilirler, fitne-fesâda karışabilir, karıştırılabilirler.
3. Hakk'ı temsil edenlerin geçmiş yanlışları, tebliğde bulunmak istediklerinde karşılarına çıkar. İslâm'a fatura edilir.
3. Cinayet çözüm değildir. Uzaklaştırıcı, yıkıcı, ara bozucudur. Firavun'un zalimliği onun sivil halkına zulmetmeyi meşru kılmaz. Hz. Musa; "Sen de binlerce bebek öldürmüştün. Ne yapalım!" demiyor.
4. Müslümanlar hataen yaptıklarından pişman olurlar, yanlışlarını yanlış olarak ilan etmekten imtinâ etmezler. (Bunun düşmanlarının zâlimâne politikalarının neticesi olduğunu bilip söyleseler de yanlış yanlıştır, hatayı savunmazlar.)
5. Bataklığı kurutmak için büyük plânda sosyal çözümler gerekir. Köleleştirilmiş toplumlar, herkes için tehlikedir. Hz. Musa Firavun kavmiyle kavmini silahlı mücadele ile değil, evleri mescid hâline getirip mânevî eğitim yaparak, sonra da hicret ettirerek Ken'an diyarına götürerek, yolda daha bir çok imtihanlarla terbiye etti. Ancak kendisinden sonra Yuşa devrinde arzu edilen bir toplum inşa edilebildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder