1 Nisan 2021 Perşembe

"DERLER..."

Sesi güzel bir gayr-i müslim varmış.

Müslüman tanıdıkları hep derlermiş ki;
"--Şu güzel sesinle bize bir ezan okusan..."
Tabii bu bahaneyle, kelime-i şahâdeti de söylettirmek istiyorlar...
O da inancına uymadığı için hep bu teklifleri reddetse de bir gün hatırlarını kıramamamış. Başlamış ezan okumaya;
Lâkin;
Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah! dedikten sonra şunu ilave ediyormuş:
"Derler..."
Yani ben demiyorum!.. Onlar diyorlar.
Taha Hakan Alp "zaruri açıklaması"yla din ve peygamber inancında "Allah var ama gerisi yok" mânâsına gelecek izahlarda bulundu.
Rabbimiz şüphelerini dağıtsın. Kalbine inşirah versin. İmam-ı Gazalî, Munkız'da Rasûlullah Efendimiz'in rûhâniyetine sığındım da kurtuldum diyor. Rabbim bu kurtuluş nasip eylesin.
Fakat devamında şöyle diyor:
"Derslerime sorgulamalarımı karıştırmıyorum. İsteyen derslerime devam edebilir." Yani kelam, usul-i fıkıh dersi verirken, yukarıdaki güzel sesli şahıs gibi, "derler" diyormuş. Kendisi "diyemiyormuş."
İslâmî ilimler; ibâdetten, takvâdan koparılalı hayli olmuştu. Gelinen nokta imandan koparılış. Kur'ân'ın Allah kelâmı olduğuna inanmayan tefsirciden sonra, din ve peygamberi sorguluyorum diyen usulcü ve kelâmcı...
Ezanımızı mü'minlerden dinleyelim.
Usûlümüzü teslimiyet, îman ve yakîn sahiplerinden öğrenelim.
Gayr-i müslimlerin güzel sesine,
İnancını kaybedenlerin güzel (!) dersine ihtiyacımız yoktur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder